Mezunlarin hepsi cok iyi islere girerlerdi demek haddini asan bir yargi olur. Iyi is tanimi sadece iyi maas kazanilan bir is midir, bu kisiden kisiye gore degisir, ama maas elbette onemli bir etken. Kendi cevrem icin sunu soyleyebilirim, iyi kotu butun arkadaslarim/tanidiklarim bir iste calisiyor, kimi cok iyi kazaniyor, kimi daha az kazaniyor. Kimi isinden cok memnun, kimi degil ama yine de calisiyor. Ama bu durum soyle bir gercegin varligini degistirmiyor: Universite insana sinif atlatabiliyor. Isci ya da memur bir aileden gelen ogrenci, kendi anne-babasinin hayatta kazanamayacagi paralar kazanabiliyor. Onlarin bir turlu erisemedigi sosyal statuyu ve onun getirdigi saygiyi toplumdan gorebiliyor. Alt sinif ya da orta sinif bir aileden gelen ogrenci yurtdisindaki iyi universitelere burslu gidip master ya da doktora yapabiliyor.
Gecenlerde yine yurtdisinda okuyacak bir arkadasimin haberini aldigimda aklima bu mesele geldi. Isci bir aileden geliyordu. Bourdieu'ye gore onun da ayni habitus icinde kalmasi, sinif atlayamamasi gerekiyordu. Ama o atlamisti. Baska bir arkadasimin internete koydugu tatil fotograflarina bakarken de ayni dusunce gecti aklimdan. O da sinif atlamisti, atlayabilmisti. Zor olan birseyi basarmisti. Kolay olmamisti ama yapmisti. Ustelik kendi toplum icinde yukselirken ailesinin de elinden tutmus, onlari da kendisi ile beraber yukari cekmisti. Kendinden birkac yas kucuk kizkardesinin uzerine titremis, onun da ayni universitede okuyabilmesini saglamisti.
Eminim diger iyi devlet universitelerinde de boyle ogrenciler/mezunlar vardir. Turkiye'de iyi bir devlet universitesinde okumak, en azindan benim mezun oldugum donemde, icine dogup buyudugumuz habitus'u kirmamizi, social capital hatta cultural capital'imizi artirmamizi sagliyordu. Butun ogrenciler icin bunu yapiyordu demek yanlis olabilir elbet ama bu islevi saglayan bir mekanizma gorevi gorebiliyordu. Isci sinifindan gelen ya da devlet memuru cocugu olan ogrenciler ozel universitelere gore cok cok daha az bir harc veriyordu. Onu da verecek gucu olmayanlar Yurtlar ve Krediler'den harc kredisi alip erteletebiliyordu. Super bir cozum degildi belki ama butun bu cozumsuzlugun ortasinda denemeye deger bir imkandi.
Tabi iyi devlet universitelerinde okumak icin OSS denen sinavi asmak gerekiyordu, onu asabilmek icin de ozel derslere, dershaneye ihtiyac vardi. Yukarida bahsettigim arkadaslarimdan birisi dershaneye burslu gitmisti. Ama butun alt siniftan gelen ogrenciler onun gibi sansli olamiyordu. Yani Bourdieu'nun bahsettigi sarmalin kirilmasi icin on sart iyi bir devlet universitesine girebilmekti. O sarmal, universite sonrasi kirilabiliyordu.
Elbette bu sistemin basarili bir sistem oldugunu kimse iddia edemez. Imkani olmayan ogrencilerden sadece cok ama cok zeki olan birkaci, yardimsiz, dershanesiz, ogretmensiz o sinavda basarili olabiliyor. Bizler sistemin yanlisligini, bozuklugunu, esitsizlige canak tutan yapisini elestirecegimize, "ya bak Hakkari'nin falanca koyunden kolsuz bir coban sinavda super puan almis" diye sasirip, cocuga alis tutuyoruz. Sanki o cocugun basarisi digerlerine ornek olabilirmis, "madem kolsuz coban yapti, herkes yapabilir" argumanini kuvvetlendirirmis gibi.
Bu hatali sistemin duzeltilmesi gerekirken, onu daha da vahim hale getirmek neden? Harclara yuzde 500 zam yapmak, bir sekilde devlet universitesine girmeyi basarmis ogrencilere hayati tekrar zehir etmek neden? Turkiye'de cozum uretmekten aciz sagindan solundan butun siyasetciler ve vizyonsuz, tutucu, degisime kapali burokratlar:"Bourdieu'nun laneti uzerinizde olsun!!"
** Turkiye'de egitim ve diger sektorlerdeki gelisme ve duzelme icin once guneydogu'daki savasin bitirilmesi gerek. Neden derseniz, bilin bakalim bu ulkede butceden en buyuk pay hangi kurumun harcamalarina oluk oluk akiyor? Ah bu arada aldiklari pek cok oyuncagi kullanmayi bile bilmediklerini, internette yaptigim arastirmaya gore tanesi 20 milyon dolar civari olan Sikorsky helikopterlere nasil ozensiz davrandiklarini, askerligini yaparken olayi yakindan gozlemleyen bir birinci agizdan dinledim.


